Kapat

Hatırlamak ve Unutmak ile İlgili 5 Bilgi

Anasayfa
Bilim Hatırlamak ve Unutmak ile İlgili 5 Bilgi

Beynimizde her şeyi hatırlamamıza yardımcı olan üç türlü hafıza mekanizması bulunmaktadır. Duyusal hafıza, kısa süreli hafıza ve uzun süreli hafızadır. Bu üç mekanizma bizim; neyi, ne zaman ve nasıl hatırlayacağımız konusunda bizi yönlendirirler. Bazı şeyleri unutmak ve hatırlayamamak yaşlandığımızda kaçınılmaz bir hale gelen hastalıktır. Bunun nedeni ise vücudumuzun en değerli organı olan beynimizin, 20’li yaşlardan sonra hücrelerini kaybetmeye başlaması nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Peki günlük yaşamımızda neden birçok şeyi unutuyoruz ? İşte bununla ilgili 5 bilgi.

 

  • #1 Anılar

    Anılar günlük yaşamımızda ve hayatımızda önemli parçaları hatta belki de kişiliğimize yön veren tecrübelerimizi oluşturmaktadır. Arkadaşınızla başınızdan geçen herhangi komik veya eğlenceli bir durumda bu olay beyniniz için kayıt edilmeye değer bir şey olabilir. Bunun gibi durumlarda anılarımızı sürekli olarak hatırlamak, anlatmak ve yazmak bize yaşadığımız o anları unutulmaz bir hale getirir. Fakat başınızdan geçen herhangi bir şeyi hatırlayamıyorsanız işte o zaman bilin ki, zamanında yaşadığınız o olayı hiç önemsememişsinizdir. Bu durum sıklıkla karşılaşılan bir şeydir ; “O anı hatırlamıyor musun ? O gün sen yere düşmüştün!” gibi bir cümleye “Hayır” diye cevap veriyorsanız bilin ki o anın sizin için hiç bir önemi olmamıştır. Fakat bu hatırlamamayı tetikleyen başka bir neden de olabilir. Motivasyonlu unutma adı altında tanımlanan hafıza yönetim mekanizması bizim kendi elimizde olan bir enstrumandır ve biz onu istediğimiz her zaman kullanabilmekteyiz. Sizin hoşunuza gitmeyen anılarımızı silmemizi sağlayan bu mekanizma sayesinde yaşadığınız olayları gerçekten unutmayı sağlayabilirsiniz.

  • #2 Uzun Süreli Hafıza

    Ezberleme ve öğrenme yollarının en temel amacı, uzun süreli hafızaya belirli kodlamalar yapmaktır. Uzun süreli hafıza, yalnız başına bilgi yüklemesiyle başarılı olunamaz. Uzun süreli hafızanın önemli bölümünden bir tanesi kalıtımsaldır. İnsan beynini çalışan bir bilgisayar olarak düşünürseniz ana sürücü yüklemeleri olarak ifade edebileceğimiz belirli bilgiler uzun süreli hafızamızın ana birimi olarak beynimize işlenir. Hangi dili konuştuğumuz, nasıl bir şekilde yürüdüğümüz, etrafımızda gördüğümüz insanların yüzleri, yüzme bilgimiz, bisiklet sürmek, kullandığımız matematik dili, kullandığımız alfabe, renkler gibi. Bu saydıklarımız uzun süreli hafızamızın en temel öğeleri arasındadırlar. Bunların üzerine zamanla beynimiz bir çok bilgi inşa edebilmektedir. Örneğin; adresler, telefon numaraları, derslerde gördüklerimiz, izlediğimiz filmler, dinlediğimiz şarkılar, okuduğumuz kitaplar gibi. Bütün bu bilgiler bizim uzun süreli hafızamızda bulunur, bu bilgileri hatırladığımız süre boyuncada kalıcı olmaya devam ederler. Örnek olarak ; dinlemiş olduğunuz bir şarkıyı sık sık tekrar ederseniz o şarkıyı asla unutmazsınız. Fakat uzun bir süre boyunca uzun süreli hafızanızda bulunan bir şarkıyı artık dinlemez ve söylemez hale gelirseniz o şarkıyı kısım kısım unutmaya başlarsınız. Bazı şarkıların ise yalnızca nakaratlarının aklınızda kalmasının nedeni de işte budur. Aynı zamanda çocukluk ve gençlik yıllarında öğrendiğimiz bilgiler daha kalıcı olurlar.

  • #3 Bilinç Dışı Seçim

    Hafızamızın en önemli kusuru, kendi başına neyi saklayıp neyi saklamaması gerektiği konusunda ayrım yapamamsıdır. Hafızamızın kesinlikle bizim kontrolümüzün altında yönlendirilmeye ihtiyacı vardır. Kısa süreli hafızamız, gündelik yaşam içerisinde maruz kaldığımız aşırı veri giriş çıkışını kaldıramadığından dolayı çok fazla uyaran karşısında bilinç dışı bir tercihe kendini yöneltmektedir. Bu da bazı zamanlarda olumlu bazı zamanlarda olumsuz sonuçlar ortaya çıkarabilir. Örneğin, bilinç dışı bir şekilde hafızamızın kaydetmiş olduğu bir bilgi çok işimize yarayabilir. Belirli bir konu hakkında size yöneltilen soruyu, nereden öğrenmiş olduğunuzu, duyduğunuzu bilmeden cevaplayabiliyorsanız bu bilinç dışı hafızanızın size sağlamış olduğu bir faydadır. Ancak ofiste çalıştığınız sırada bir anda gelen telefonu yanıtladıktan sonra, nerede kaldığınızı hatırlayamıyorsanız işte o zaman bilin ki çalışırken aslında başka bir işle meşgulsünüzdür ve o ana kadar yapmış olduğunuz işlerin çoğunu kayıt altına almamışsınızdır.

  • #4 Gençlik Yaşlarını Değerlendirmek

    İnsan beyninde hücrelerin ölümü yaklaşık olarak 20’li yaşlardan sonra başlamaktadır. Bu sebepten dolayı bu yaştan önce öğrenebildiğiniz ne kadar çok şey varsa öğrenmeniz kesinlikle faydalı olacaktır. Çocukluk yaşlarındayken çok farklı konularda kendisini bilgilerle geliştiren kişilerin, gelecekte bellek hafıza alanları diğer kişilere oranla daha geniş olur. Bu kesinlikle çok büyük bir avantajdır ama bu avantajı değerlendirmek oldukça önemlidir. Çünkü belirli bir yaştan sonra belleğimiz öğrendiği yeni bilgileri ancak eski bilgileri silerek kaydedebilmektedir. Bu sebepten dolayı beynimize erken yaşlarda her ne kadar çok bilgi yüklersek, ileri ki yaşlarda feda edebileceğimiz o kadar çok fazla bir alanımız olur.

  • #5 Duygusal Hafıza

    Duyusal hafızamızı, duyu organlarımızla edindiğimiz bilgiler yardımıyla kendimiz düzenleriz. Yani aslında bireysel bilgi kütüphanemiz bulunmaktadır. Bu kütüphane içerisindeki tüm bilgiler duyusal tepkimelerle zihnimizde belirir hale gelir. Beynimizde Amigdala adı verilen bölgede depolanmış olan bu duygusal tecrübeler, karşımıza travmalar da çıkartabilmektedir. Örneğin, karanlıkta üstümüze gelmekte olan korkutucu bir nesne ya da varlıkla karşılaşacağımızı düşünürsek, her karanlıkta kalışımızda bu korkuyu tekrar tekrar hatırlarız. Bu türde edinilmiş olan tecrübeleri unutmak kolay değildir. Bu nedenle duyusal hafıza en karmaşık hatırlama mekanizması olarak geçmektedir. Bir şarkı dinlediğinizde duygulanıyorsanız, bir koku duyduğunuzda kendinizi huzurlu hissediyorsanız bunların sebebi hep tecrübelerinize dayanmaktadır. Duyusal hafıza, genel olarak duygusal tepkimelerimizle kodlanmaktadır. Bu kodlama karakterimize kadar uzanır , işler ve kişiliğimize belirli bir şekil verir. “Soğan kokusunu sevmem, siyah renkten hoşlanmam” tarzındaki cümleler kuruyorsanız, duyusal hafızanızın etkisi sizin üzerinde etkisi büyüktür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir