Kapat

Karadenizde Görülmesi Gereken 5 Sahil Kasabası

Anasayfa
Seyahat Karadenizde Görülmesi Gereken 5 Sahil Kasabası

Türkiyemizin en huzur verici bölgelerinden biri olan Karadeniz’in şarkılara konu olmuş, dillere destan olmuş güzelliği bu ufacık yazıya sığdıramayacağımız kadar fazladır. Her köşesinde doğallık,güzellik ve huzur fışkıran bu cennet bölge son zamanlarda yaz tatillerinin ve emeklilik hayallerinin gözdesi olmuş durumda. Gördüğünüz anda size daha önce gördüklerinizi unutturacak ve keşke burada yaşasaydım diyeceğiniz bu güzel sahil kasabalarımızı 5 maddede keşfedelim.

 

 

5 Gerze,Sinop

2017 yılında Cittaslow (sakin şehir) felsefesine en uygun yer ödülünü alan Gerzeyi yakından tanıyalım. Gezdiğimiz bölgelerin tarihi yapılarından çok yemeklerini merak ettiğimiz gibi bir gerçek olduğunun hepimiz farkındayız. Gerzeye gittiğimizde de ilk yemeniz gereken yöresel yemek cevizli mantıdır. Cevizli mantıyı sırasıyla Nokul ve Tirit takip eder.
Gerzede bisiklet kiralayıp sahil turu yapabilirsiniz. Bulduğunuz en güzel plajda istediğiniz anda denize girebilirsiniz.
Gerze evleri yangınından günümüze kalan birkaç evden biri Yakup Ağa Konağı‘dır. Gerze mimarisini açık bir şekilde gözler önüne seren yapı, renkli ve kaliteli bir işçiliğe sahip. Rus baskısı ile Kafkasya bölgesinden Gerze’ye gelen Çerkez Hacı Zekeriye Efendi‘nin oğlu Yakup Ağa tarafından 1911 yılında yaptırılmıştır.

 

 

4 Ünye,Ordu

Karadenizin incisi olarak nitelendirilen Ordunun yüzölçümü olarak en büyük ve en çok turist alan ilçesidir. ‘Burası Ünye burada durmak lazım’ sloganıyla yaşayan şehir, gerek osmanlı mimarisiyle gerekse sahiliyle gerçekten sloganının hakkını veriyor. Şehire girdiğinizde günümüz mimarisinden sıyrılıp Osmanlı mimarisiyle karşı karşıya kalmak istediğiniz zaman istikamet Kadılar Yokuşu..Osmanlı zamanından kalan, kadıların yaşadığı konaklar, tarih kokusunu içinize çektikçe huzurla dolmanız kaçınılmaz. Cumhuriyet meydanında bulunan tarihi asırlık çınar heybeti ve güzelliğiyle koskoca bir tarihi ve ufacık bir sahil kasabasını gölgesi altına almıştır.

 

Birde şehrin en güzel manzarasının bulunduğu çakırtepe var, buraya ailenizle gelip içtiğiniz çayın ve ünlü Ünye pidesinin lezzetine doyamayacaksınız. Unutmadan, şehrin asıl simgesi Ünye kalesidir. Ünye kalesinde , Yalçın dik yamaçlar üzerine kurulan duvarlar ve sütreler hala yeniliğini korumakta, turistlerin ilgisini çekmektedir. Kale çevre yüzeyine göre çok yüksek olduğu için XI – XII. yüzyıllarda müstahkem mevki olarak kullanılmıştır. Kapısı 5 mt. yüksekliğinde olup, incelemeler bu kapının II. Midridat zamanında yapıldığı ihtimalini kuvvetlendirir mahiyettedir. Kale girişi güneydoğudadır, bu cephede yerden on metre yüksekliğinde, genişliği 3 metre, yüksekliği 2 metre Tetrasil bir kaya mezarı bulunmaktadır. Mezarın üçgen kalınlığının her üç noktasında birer kabartma kartal bulunmakta, sağ uçtaki kabartma iyi korunmuş durumdadır. Zirveye yakın bölgede 45 derece meyille kuzeybatı yönünde iki adet dehliz ve bir sarnıç bulunmaktadır.

 

 

3 Perşembe,Ordu

Karadeniz’in Ordu ilinin güzel ilçelerinden biri olan Perşembe doğanın arkasına saklanmış en güzel haliyle gözlerimizin önüne serilmekte. Eğer yolunuz Karadeniz taraflarına düşerse, Perşembe de diğerlerinden çok farklı yere sahip.

  • Çaka Plajı
    Perşembe ilçesine bağlı Beyaz Kum Plajı, ilçede denize girmek için en çok tercih edilen ve en ideal yer. Halk buraya Çaka Plajı diyor ve daha çok da o şekilde kullanılıyor.
  • Yasonburnu Kilisesi
    Yarımada üzerinde Yasonburnu kilisesi, 1868 yılında bölgede yaşayan Rumlar tarafından inşa edilmiştir. Kilise, yakın bir zaman önce Ordu Valiliği öncülüğünde restorasyon geçirmiştir. Günümüzde hala ayakta duran kilise, ziyaretçilerin ilgisini görmeye devam ediyor. Yasonburnu Kilisesi, Karadeniz sahillerinde deniz kenarında bulunan tek kilise olma özelliğine de sahiptir.Yarımada üzerinde inşaat yapmak yasak olduğu için, bölgede yapılaşma bulunmuyor. Yarımada’da bir adet açık hava restoranı bulunuyor.

 

 

2 Cide,Kastamonu

Cide, Kastamonu ilinin Karadeniz kıyısındaki doğal güzelliğiyle ve sıcak, misafirperver anadolu kültürü ile ünlü bir ilçesi ve aynı ilçenin merkezi kasabadır.İlçe, Karadeniz Sahil Şeridi boyunca, bölgenin en uzun ve en geniş sahil şeridine ve en uzun kumsalına sahiptir. İlk gezeceğiniz yer türk sinema ve roman tarihinde önemli yeri olan Hababam Sınıfının kıymetli yazarı olan Rıfat Ilgaz’ın doğup büyüdüğü ev olan ve şuan müze olarak kullanılan Rıfat Ilgaz Müzesidir. Rıfat Ilgaz müzesi gezisini bitirdikten sonra dillere destan güzelliği olan ve bol bol fotoğraf çekinebileceğiniz Gideros Koyu’na doğru yola çıkabilirsiniz. Gideros Koyunu da bolca gezdikten sonra Küre Dağları Milli Parkı’na doğru yola çıkın. Kışın yollar sisle kaplı olduğundan kendinizi adeta bir fanusun içinde hissediyorsunuz. Ancak baharda böyle bir durumla karşılaşmayacağınızı umuyoruz. Şanslıysanız Karadeniz’in bol oksijenli havasını ciğerlerinize doldurabilirsiniz. Son olarak, Cide’ye 23 km mesafede bulunan Loç Vadisi’ni görmeye gidin. Ancak şimdiden uyaralım, 8 km’lik bozuk bir yol sizi bekliyor olacak. Aracınıza güvenmiyorsanız eğer bu rotayı es geçin.

 

Karadeniz’in tüm doğal güzelliklerini bir bütün halinde yaşayacağınız Cide’ye, doğasever 3-4 kişilik arkadaş grubunuzla gitmenizi tavsiye ediyoruz.

 

 

 

 

1 Amasra,Bartın

Geçmişi 3.000 yıl öncesine dayanan Amasra, Batı Karadeniz’in doğal güzelliklerinin tarihi eserlerle bütünleştiği çok özel bir yerleşim bölgesi. Çoğu ziyaretçisinin ilk andan itibaren hayranlığını kazanan Bartın’ın bu güzel ilçesine gittiğinizde görmeniz gereken bir sürü yer var. Bu yerlerin başında Amasra Müzesi  ve Amasra Kalesi geliyor.

 

Amasra Müzesi, ilk olarak 1955 yılında belediye binasının küçük bir odasında faaliyete başlamış. İlçenin tarihine ışık tuttuğu için Amasra gezilecek yerler listesinin ilk sırasında sizlere tanıttığım müze, ihtiyacın artması üzerine 1884’te Bolu Kaymakamı İsmail Kemal Beytarafından inşası başlatılan; ancak yarım kalan Bahriye Mektebi binasına taşınmış. 1982’den beri bu binada ziyaretçilerini ağırlayan müzenin 2 arkeoloji salonunda Helenistik, Roma, Bizans ve Ceneviz dönemlerine ait eserler sergilenirken, etnografyaya ayrılmış 2 salonunda Osmanlı’ya ait buluntular ziyaretçilere gösteriliyor.

 

Bizans döneminde inşa edilen Amasra Kalesi, biri eskiden ada olan Boztepe’deki “Sormagir” ve diğeri Amasra’daki “Zindan” olmak üzere 2 kısımdan oluşuyor. Cenevizliler ve Osmanlılar zamanında büyük çaplı onarımlardan geçerek kullanılmaya devam edilen askeri yapı, manzarası nedeniyle ilçeye gelen gezginler tarafından sıkça ziyaret ediliyor. Kale kalıntılarını ziyaretiniz sırasında Cenevizliler’den kalan, Fatih Sultan Mehmet döneminde camiye çevrilen dini yapıyı inceleyebilirsiniz.

 

Bu yerleri takip eden sırasıyla ; Gürcüoluk Mağarası,Göldere Şelalesi,Amasra Plajları,Ağlayan Ağaç,Çekiciler Çarşısı,Cenova Şatosu,Tavşan Adası,Kuşkayası Yol Anıtı,Direkli Kaya,Kemerdere Köprüsü,Çakraz Plajı,Küçük Kilise,Edhem Ağa Konağı’dır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir