Kapat

Sevmediğimiz Pırasanın 5 Önemli Faydası

Anasayfa
Bitki Sevmediğimiz Pırasanın 5 Önemli Faydası

Eski Mısırlılar, kanseri ve kalp hastalığını önleyebilecek bir sebzeyi hayatımıza dahil etmişlerdir. Yapabileceği tüm harika şeyleri okuduktan sonra, bu sebzeyi sizde kesinlikle seveceksiniz. Pırasa, soğan ve sarımsak için kardeş bir bitkidir ve oldukça besleyici diğer zengin yiyecekler gibi bize geniş bir avantaj sunmaktadır. Çoğu hastalığın kökeni olan iltihaplanmayı önlemek, vücudu kanserden korumak ve aslında her vücudumuzu her kötü şeyden korumak pırasanın yapabileceklerinden yalnızca birkaçıdır. Pırasayı diyetinizin düzenli bir parçası haline getirmeniz için birçok sebep bulunmaktadır. İşte pırasanın vücudumuza sağladığı faydalardan bazıları.

 

  • #1 Kansere Karşı Vücudu Korur

    Pırasa üzerinde en çok araştırılan özelliklerden biriside, farklı kanser türlerine karşı koruma yeteneğidir ve pırasada bulunan birden fazla element, doğal bir kanser önleyici ve koruyucu bir tedavi görevi yapmaktan sorumludur. Böyle bir kanserden koruyucu bileşen, inülin, fruktan ailesindeki bir çeşit diyet lifidir. İnülin, bitkilerde enerji depolar; genellikle nişasta gibi diğer karbonhidratların yerini kendisi almaktadır. Genetik ve Moleküler Araştırmalar’da yayınlanan bir çalışmada inülin, antimutajenik özellikleri açısından test edildi; bu DNA’nın mutasyona sebep olan hasarlardan korunmanın bir kabiliyetidir. Hasar gören DNA’dan gelen mutasyonlar çoğu kanserin oluşmasının büyük bir sebebi olarak düşünülmektedir. Allium ailesinden gelen pırasanın (sarımsak ve soğan ile birlikte) kanser oluşumunun her aşamasında farklı özelliklere sahip olduğu ve kanser riskini belirleyen biyolojik işlemleri etkisi altına aldığı farkedilmiştir. Özellikle de ilgi çeken pırasa, gastrointestinal sistem kanserlerine karşı en önemli etkenlerden bir tanesidir. Allium sebzelerini tüketmek prostat kanseri riskinde belirli bir azalma sağlaması ile de bağlantılıdır. Pırasanın kanserle mücadele kabiliyetindeki bir diğer faktör, Allium sebzelerin içerisinde bulunan biyoaktif bir bileşik olan dialil trisülfiddir. Aynı zamanda DATS olarak da bilinen bu değerli maddenin, yeni tümör hücrelerinin büyümesini büyük bir oranda durdurduğu ve kan damarlarının mevcut tümörler içerisinde oluşmasını önlediği ortaya çıkarılmıştır. Pırasa, sindirimde sülfenik asit üreten bir organosülfür bileşiği olan allisini de içermektedir. Sülfenik asitin vücudunuzdaki serbest radikallerin yayılımının diğer besin maddelerinden daha fazla hızlı şekilde nötrleştirdiğinin farkına varana kadar bu heyecan verici bir şey olmayabilir. Vücutta az miktarda serbest radikal bulunması, kanser olasılığının düşük olması ile ilişkilidir.

  • #2 Bağırsak Sağlığını Geliştirir

    Pırasanın içerisinde bulunan prebiyotikler sadece obezite riskini azaltmakla kalmayıp, aynı zamanda bakteri yönetim yolları, yediğiniz besin maddelerinden düzgün bir şekilde emilim yapmanızı da sağlamaya yardımcı olmaktadır. Prebiyotikler aynı zamanda vücudunuzdaki zararlı atık maddeleri zamanla ortadan kaldırır, bağırsak peristalzisini (vücudunuzun bağırsaklardan atıkları itmek için kullandığı istemsiz kas kasılmaları) teşvik ederek sindirim sıvılarının salgılanmasına yardımcı olur. Çoğu hastalık gibi, sızdıran bağırsak özellikle de iltihap içermektedir. Unutmayın, yüksek lifli gıdalar (pırasa gibi) vücuttaki hücre iltihabına karşı oldukça etkili bir savunma sağlamaktadırlar.

  • #3 Enfeksiyonlar Mücadele Ederler

    Pırasa, farklı vücut sistemlerine yatıştırıcı etki ve antiseptik etkisi sebebiyle, grip, soğuk, saman nezlesi ve idrar yolu enfeksiyonları gibi doğal enfeksiyonlara karşı oluşturduğu doğal tedavileri ile tanınmaktadır. Pırasa, oksijeni taşınan ve enfeksiyonu savuşturan sağlıklı kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin gelişimini büyük oranda desteklemeye yardımcı olan önemli miktarda A vitamini içermektedir. Pırasa aynı şekilde soğan gibi, anti-grip mekanizması olarakta araştırılmıştır. İnfluenza virüsü ile mücadele kabiliyetinin, pırasada bulunan fruktanlar dan kaynaklanmasından dolayı bazı şüpheler oluşmuştur. Pırasa ile karşılaştırılabilecek bir araştırma yayınlanmamış olsa da, bunun muhtemelen pırasa için aynı anti-grip reaksiyonlarını sergilediğinin bir parçasının olduğu güvenli bir varsayım olarak görülmektedir.

  • #4 Metabolizmayı Hızlandırır

    Pırasa porsiyon başına yalnızca 61 kalori içerir, pırasa, günlük kaloriyi çok fazla etkilemeden büyük oranda tok hissetmenize yardımcı olabilen bir sebzedir. Kilo kaybı ve metabolizma artışındaki ilk yararı, ağırlık yapmadan kendinizi tok hissetmenizi sağlamanıza yardımcı olabilmesidir. Yüksek lifli bir gıda olarak, sindirmek de daha uzun sürebilir, yani yedikten kısa süre sonra kendinizi aç hissetmezsiniz. Pırasanın lif içeriği sayesinde metabolizma güçlendirici olarak çalışarak daha fazla kalori daha hızlı yanar ve enerji düzeylerini korumaya yardımcı olur. Pırasanın içeriğinde bulunan inülin, prebiyotiktir (sindirilemeyen bir lif bileşimi). Sağlıklı probiyotik seviyelerle eşleştirildiğin de, prebiyotikler, bağırsak bakterilerinin dengesini ve çeşitliliğini koruyarak obezite ve kilo alma riskini en aza indirirler. Göbek yağını yakmak isterseniz, nootkaton ve kapsaisin ile birlikte polifenol düzeylerinizin dengesini oluşturmanız gerekmektedir. Yediğiniz yiyecek pırasa, bu süreçte sizin üzerinizde kilit bir rol oynamaktadır.

  • #5 Kalp Sağlığını Geliştirir

    Pırasa flavonoidleri, kardiyovasküler hastalık için azalmış bir risk ile de ilişki içerisindedir. Flavonoidlerin kan basıncı, vasküler fonksiyon ve serum lipid düzeyleri (kan kolesterolü) üzerinde pozitif etkileri bulunmaktadır. Bu koruma, en azından kısmen, pırasadaki kaempferol varlığından dolayı kaynaklanlandığı düşünülmektedir. Pırasa aynı zamanda yüksek konsantrasyonda B vitamini olan folatıda içerisinde bulundurur. Folat kalp sağlığında açısından kritik bir rol oynamaktadır. Kalp krizi ve inme riskiyle bağlantılı olan kandaki homosistein düzeylerini en az seviyeye indirir. Bu sebeple folat eksikliği kalbiniz için oldukça tehlikelidir. Pırasanın kalbi koruyan en önemli üçüncü özelliği ise, antioksidan ola polifenol konsantrasyonudur. Polifenoller kan damarlarını ve hücreleri oksidatif hasardan büyük oranda koruyarak  yine kardiyovasküler rahatsızlıkları önlemeye yardımcı olmaktadır. Tüm bu çalışmaları ve olguları bir araya getiren pırasa, koroner kalp hastalığını, periferik vasküler hastalıkları ve inmeyi büyük oranda önlemeye yardımcı olmak için harika bir seçenektir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir